Mütekabiliyet Yasası kim kaldırdı ?

Aylin

New member
Mütekabiliyet Yasası’nın Kaldırılmasının Toplumsal ve Ekonomik Yansımaları

Mütekabiliyet Yasası, Türkiye'nin dış politikası ve vatandaşlık işlemleri konusunda önemli bir dönüm noktasıdır. Yasa, yurtdışında yaşayan yabancı ülke vatandaşlarının, Türkiye’de gayrimenkul edinme ve uzun süreli ikamet izni alma haklarını düzenliyordu. Ancak, yasa 2012 yılında kaldırıldı ve bu değişiklik, Türkiye'nin yurtdışındaki vatandaşlarıyla ilişkilerini ve dış ticaretin dinamiklerini yeniden şekillendirdi. Peki, bu yasa kim tarafından kaldırıldı ve bu kararın gerekçeleri neydi? Şimdi bu sorulara daha yakından bakalım ve mütekabiliyet ilkesinin kaldırılmasının sonuçlarını analiz edelim.

Mütekabiliyet Yasası’nın Temel Amacı ve İşleyişi

Mütekabiliyet Yasası, temel olarak bir karşılıklılık ilkesi üzerine kuruluydu. 1934 yılında çıkarılan bu yasa, Türk vatandaşlarının yurtdışında sahip olduğu hakları, yabancı ülkelerdeki vatandaşların Türkiye’de sahip olması gereken haklarla eşitlemeyi amaçlıyordu. Yani, bir ülke Türk vatandaşlarına belirli haklar sunuyorsa, Türkiye de o ülkenin vatandaşlarına benzer hakları vermek zorundaydı. Bu, örneğin, gayrimenkul alım satımı, iş kurma veya ikamet izni gibi durumları kapsıyordu.

Ancak, 2012 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde yapılan değişiklikle, bu yasa kaldırıldı. Bu, Türkiye’ye yabancı sermaye girişini teşvik etme ve dış yatırımcıları Türkiye’ye çekme amacı taşıyan bir adımdı. Erdoğan, bu değişikliğin Türkiye için ekonomik büyüme ve küresel ekonomik arenada daha etkin bir rol oynaması açısından kritik bir adım olduğunu savunuyordu.

2012’de Mütekabiliyet Yasası’nın Kaldırılmasının Gerekçeleri

Mütekabiliyet Yasası’nın kaldırılmasının başlıca gerekçelerinden biri, Türkiye’nin artan ekonomik büyüklüğü ve küresel düzeydeki etkisinin artırılmasına yönelik bir stratejiydi. Yabancı yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgisinin artırılması gerektiği vurgulandı. Böylece, yabancıların Türkiye'de emlak edinmeleri ve uzun süreli ikamet izni almaları, ülkeye büyük miktarda dış sermaye çekilmesine olanak sağladı.

Bunun dışında, Türkiye'nin uluslararası ilişkilerdeki konumunun güçlenmesi de önemli bir etkendi. 2010'ların başında Türkiye, Orta Doğu, Balkanlar ve eski Sovyet coğrafyasında stratejik bir aktör olarak yükselmişti. Mütekabiliyet ilkesinin kaldırılması, Türkiye'nin dış ilişkilerdeki esnekliğini arttırarak, özellikle Arap ülkelerinin vatandaşlarının Türkiye'ye olan ilgisini artırmaya yönelikti.

Mütekabiliyet Yasası’nın Kaldırılmasının Ekonomik Etkileri

Mütekabiliyet Yasası’nın kaldırılmasının hemen ardından, Türkiye’deki gayrimenkul sektöründe ciddi bir hareketlenme görüldü. 2013 yılında yapılan değişiklikle, Arap, Rus ve diğer yabancı yatırımcılar Türkiye'de konut almak için büyük yatırımlar yapmaya başladılar. Örneğin, 2013'te, Türkiye’ye yapılan yabancı yatırım miktarı %90 oranında artış gösterdi. Bu artış, İstanbul, Antalya ve İzmir gibi büyük şehirlerdeki gayrimenkul fiyatlarını hızla yukarı çekti.

Aynı şekilde, Türkiye’ye yapılan doğrudan yabancı yatırım da artış gösterdi. 2012 yılında Türkiye, 12 milyar dolar seviyelerinde yabancı yatırım aldıysa, 2013'te bu rakam 15 milyar dolara yükseldi. Özellikle Körfez ülkelerinden gelen yatırımlar, Türkiye’nin inşaat sektörünü canlandırdı ve ekonomiye yeni bir soluk getirdi.

Sosyal Etkiler ve Toplumsal Yansımalar

Mütekabiliyet Yasası’nın kaldırılmasının sosyal etkileri de göz ardı edilemez. Yasa, bir yandan Türkiye’ye gelen yabancıların artan sayısını beraberinde getirdi. Diğer taraftan, bu durum yerel halkın ekonomik yapısını değiştirdi. Emlak piyasasında yabancıların artan payı, bazı bölgelerde yerel halkın konut sahibi olmasını zorlaştırdı. 2017’de yapılan bir araştırmaya göre, İstanbul’daki bazı semtlerde yabancıların mülk edinme oranı %15’i aşmışken, bu durum yerel halkın tepki göstermesine yol açtı.

Bununla birlikte, yurtdışından gelen vatandaşların Türkiye’de uzun süreli oturma izni alması, sosyal yapıyı çeşitlendirdi ve yerel toplulukların kültürel yapısına yeni unsurlar ekledi. Ancak, bu süreç bazı bölgesel gerginliklere ve sosyal uyumsuzluklara da yol açtı. Özellikle büyük şehirlerde yabancıların giderek daha fazla yerleşim alanı oluşturması, yerel halk arasında zaman zaman olumsuz izlenimler yaratmıştı.

Erkek ve Kadın Perspektifinden Bakış

Mütekabiliyet Yasası’nın kaldırılmasının toplumsal etkileri, erkekler ve kadınlar tarafından farklı açılardan ele alınabilir. Erkekler, genellikle ekonomik ve pratik sonuçlara daha fazla odaklanırken, kadınlar bu değişikliklerin toplumsal ve duygusal etkilerine daha fazla dikkat çekebilir. Erkekler açısından, yasa değişikliği Türkiye'nin ekonomik büyümesine katkı sağladığı gibi, dış yatırımların iş fırsatlarını artırması anlamına da geliyordu.

Kadınlar ise, yabancıların yerleşmesiyle beraber, kültürel çeşitliliğin artmasının sosyal yapıyı zenginleştireceğini, ancak aynı zamanda yeni gelenlerin entegrasyonunun önemli bir mesele olduğunu savunabilirler. Sosyal hizmetler ve kamu altyapısının bu değişime nasıl ayak uyduracağı, özellikle kadınların dikkatini çeken önemli bir konu olmuştur.

Sonuç ve Gelecek Perspektifi

Mütekabiliyet Yasası’nın kaldırılması, Türkiye’nin küresel alandaki stratejik hedeflerine yönelik önemli bir adım olmuştur. Ekonomik açıdan Türkiye’ye fayda sağlamış olsa da, sosyal ve kültürel uyum konusundaki zorluklar hala devam etmektedir. 10 yıl sonra geldiğimiz noktada, bu değişikliğin Türkiye’yi daha açık ve yabancı sermayeye daha entegre bir ülke haline getirdiği söylenebilir. Ancak, ekonomik büyüme ile sosyal uyum arasındaki dengeyi bulmak hala önemli bir mesele olarak durmaktadır. Peki, sizce bu değişiklik uzun vadede Türkiye için daha fazla fayda sağlayacak mı, yoksa sosyal yapıyı zorlayacak mı?